Dilara Demirel

Tanım

Karakız...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Weblog Arşivleri

DENİZ MP3

 

 Uzun bir aradan sonra merhaba Arkadaşlar,

Size eşim Deniz'in internetteki mp3 ünün linkini yazıyorum.  

 

 Deniz'den Ahmet Kaya anısına... Beste kendisine, sözler Sebahattin Ali'ye ait. Bu sese dikkat! Herkes Ahmet Kaya sanıyor.  Bu kadar benzerlik olmaz dedirtecek kadar benziyor gerçekten. 

 

Herkese sevgiler...

 

http://www.deniz.mp3.tr.tc

 

veya

http://www.deniz2.mp3.tr.tc/


Yazılma Tarihi: 04:22, 19.4.2007
Yorum (3) | Yorum Ekle | Bağlantı

İbret vesikaliklari...

 

12 kez uyuşturucudan yakalanmış. İlk resim ile son resim arasındaki farka dikkat ..


Yazılma Tarihi: 15:05, 10.10.2005
Yorum (7) | Yorum Ekle | Bağlantı

Yazık oldu...

 

 Tamam Beşiktaş ve Galatasaray'a üzüldük... Ama asıl güzelim perşembe akşamımıza yazık oldu...:(


Yazılma Tarihi: 11:01, 16.9.2005
Yorum (5) | Yorum Ekle | Bağlantı

Teşekkür..

Teşekkür..

 

 Ufak bir sitemdi benimki sadece... Yine yazıcam, hep yazıcam... Yorum yazan herkese çok teşekkürler...

Nice bloglarda buluşmak üzere


Yazılma Tarihi: 10:47, 9.6.2005
Yorum (12) | Yorum Ekle | Bağlantı

Seçmeler...






Yazılma Tarihi: 15:22, 8.6.2005
Yorum (5) | Yorum Ekle | Bağlantı

Bi daha da yazmicam...

Bizim de blogumuz var ama arkadaşlarımız ortada yok... Kendi kendimize yazıp kendi kendimize okuyoruz. Yazmicam artık blog falan.

Küstüm hepinize...


Yazılma Tarihi: 13:26, 8.6.2005
Yorum (7) | Yorum Ekle | Bağlantı

Sondan Başa....

 

Hayatı sondan başa doğru yaşamaya ne dersiniz...

:)

Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir.
Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel
hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı?

Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde,
herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar
helal edilmiş vaziyette.
Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı
olarak. Herkes etrafınızda, büyük bir itibar,
iltifatlar, çocuklar, torunlar hepsi hazır.
Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya
üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.
Ne güzel, hazır maaş, hazır ev...
Altmışlı yaşlara kadar herşey garanti, huzur
içinde yaşıyorsunuz.
Sağlığınız gittikçe düzeliyor
Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk
başladığınız gün size hoşgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol
saati veriyor patronunuz..
Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir
makamdan tecrübeli bir insan olarak işe
başlıyorsunuz.
Herkes karşınızda elpençe divan...
Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de
başlıyor.
Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz
Diğer hormonal Aktiviteler artıyor, fevkalade.....
Aman ne güzel günler başlıyor...
Derken birgün patron size artık Üniversiteye gitsen
daha iyi olur diyor.
Bu arada Babanız ortaya çıkmış, "fazla çalıştın"
diyor "artık eve dön, işi bırak, okumaya başla,
harçılığın benden olsun..."
Keyfe bakar mısınız ?
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor
Ekmek elden su gölden bir dönem başlıyor.
Partiler, Diskotekler, Kızların sayısı artıyor.
Derken Anne ve Babanız sizi götürüp getirmeye
başlıyor, araba kullanma derdi de yok artık...
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde
otur, keyfine bak, oyuncalaklarınla oyna" diyorlar...

Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı
bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık
yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken Anneniz bir gün size süt verme kararını
alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde
hazır.
Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama
giriyorsunuz.
Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir
kordondan besleniyor sıcacık yumuşacık gürültü ve patırsız
bir ortamda yaşıyorsunuz.
Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini
alıyorsunuz.
Ve günün birinde annenizin ve babanızın uyumasıyla hayatınız bitiyor!

 


Yazılma Tarihi: 03:06, 24.5.2005

Yorum Ekle


Yazılma Tarihi: 15:16, 24.5.2005
Yorum (4) | Yorum Ekle | Bağlantı

Nasıl şeker:)


Yazılma Tarihi: 11:21, 13.5.2005
Yorum (2) | Yorum Ekle | Bağlantı

Sergen yolcu...

 

 Sergen ile görüşen Rıza, "Eline kağıdı, kalemi al. İlk 11'de kendini kimin yerine koyarsın merak ediyorum" diyerek mesajı verdi.

 Teknik Direktör Rıza Çalımbay ile Sergen arasında geçen diyalog, iplerin kopmasına neden oldu. Kendisinin dışında kalan tüm yedeklerin forma giyip, kendisine şans verilmemesinden yakınan Sergen, Çalımbay ile özel bir görüşme yaptı.Rıza hoca, "Sergen, şimdi sen eline kalemi al ve kendini ilk on bire koy. Kimin yerine yazarsın merak ediyorum" dedi. Kartal'ın yıldızının ise buna, "Benim oynayacağım yer belli. Oynayanların yaptıklarına ve yapamadıklarına bakalım" karşılığını verdiği öğrenildi.

 

Kafasında bitirdi!

 

 Çalımbay'ın, yeni sezonda Sergen'i kadroda düşünmediği belirtilirken, kafasındaki plana göre tıpkı, kendi döneminde kazanılan şampiyonluklarda olduğu gibi en fazla 14 futbolcu ile sezonu tamamlamayı düşündüğü ifade edildi.

 

Yorumsuz...


Yazılma Tarihi: 14:05, 12.5.2005
Yorum (yok) | Yorum Ekle | Bağlantı

İnsan dostu köpekler...


Yazılma Tarihi: 13:12, 11.5.2005
Yorum (2) | Yorum Ekle | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->